| EKOLOJİK KONULAR |
|
|
|
| Yönetici tarafından yazıldı. |
| Pazar, 30 Ağustos 2009 10:58 |
|
Meclis Başkanı Toptan'ın Ankara'da ancak bir hafta araştırma sonucunda hormonsuz domates bulabildiğini de okumuştum o dönemde. Nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzun farkında mısınız? Gelelim işin teknik meselesine. Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'nda Buna rağmen Türkiye tohumda tamamen dışa bağımlı. Tek kelimeyle tohumun patronu ise İsrail. Domuz geni yerleştirilmiş domates, AIDS mikrobu bulaştırılmış kavun İsrailli araştırmacıların, genleriyle oynayarak, gül ile limon kokulu domates yetiştirdiğini Şalom Gazetesi'nin internet sayfasından okumuştum. Yani genlerle oynama meselesi yüzde yüz doğru. Gelelim başka doğrulara. Yani İsrail'den bir defa tohum almakla kurtulamıyorsunuz. Bir gram tohumun fiyatı her dönemde bir gram altına denk oldu. Üstelik İsrail tohumunu toprağa bir ektin mi artık isteseniz de yerli tohuma dönemiyorsunuz. Genetik tohum o toprağ a da zarar veriyor. Artık hep bu genetik tohumu kullanmak zorundasınız. 50-70 yıl sonra ise toprak kanserojen maddelerle dolduğu için artık Buna en güzel örnek Yani İsrail tohumu tek başına satmıyor. Tohum alana hastalığı bedava....
Bütün bu acı tabloya rağmen Türkiye'de yabancıların menfaatine çalışan bir patent sistemi işletiliyor. Ne korkunç. Şu anda dünyada İsrail tohumu kullanma yasası çıkartan ilk ülke işgal altındaki Irak'tır. İkincisi de biz olacağız. EY VATANDAŞ AKLINI BAŞINA DEVŞİR !!! SOR SORUŞTUR, BOŞ DURMA |
| Son Güncelleme: Pazar, 30 Ağustos 2009 11:00 |


